Milli Eğitim Bakanlığı Ağustos ayında 37 bin öğretmenin atamasını yapmayı planlamaktadır.
Bakanlığın resmi açıklamalarına gore mevcut öğretmen açığının 120 bin olmasına ve 400 bin yöreında atanmayan öğretmen olmasına rağmen bu sayının 37 binde kalması, Bakanlığın önümüzdeki dönemde de ücretli öğretmen politikalarına devam edeceğinin göstergesidir. Kaldı ki, atamanın peşinden kalan açığın kapatılması için 80 bin ücretli öğretmen alımının yapılacağı basına yansımıştır.
Bugün atamalarla ilgili olarak yaşanan en büyük sorun, ulusal Eğitim Bakanlığı’nın kadrolu öğretmen atamak yerine, iş güvencesiz, düşük ücretli ve her türlü haktan yoksun binlerce ücretli öğretmen çalıştırmasıdır. Ücretli öğretmen uygulaması hem eğitimin niteliğini düşürmekte buna bağlı olarak sıfırcı öğrenci sayısını hızla artırmakta bununla birlikte mesleğini yapamayan yüzlerce öğretmeni psikolojik sorunlara itmektedir. Bakanlığın resmi sayılarına nazaran 120 bini aşan öğretmen açığına karşın, eğitim fakültelerinden mezun olup mesleğini yapamayan binlerce öğretmen adayı, sesini eylemlerle, açlık grevleriyle ve bakanlık önünde diplomalarını yakarak duyurmaya çalışmaktadır. İnsanlık onuru ile bağdaşmayan bu durum, siyasal iktidarın öğretmenlik mesleğine biçtiği kıymeti de gözler önüne sermektedir.
Öğretmenlik mesleği, 1739 sayılı ulusal Eğitim Temel Kanunu’nun 43. Maddesinde; “devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleği” olarak tanımlanmıştır. Buna bağlı olarak devletin öğretmenlerden temel beklentisi, “Öğretmenler bu görevlerini Türk ulusal Eğitiminin amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak ifade etmekle yükümlüdürler” biçiminde özetlenmiştir.
Öğretmen ihtiyacını kapatmak için, öğretmen niteliğini taşımayan kişilerin bu göreve atanması öğretmenliğin özel bir ihtisas mesleği olduğuna ilişkin söz konusu kanun maddesine de aykırıdır.
Öğretmen açıklarına son vermek için öğretmen ihtiyacı kadar kadrolu öğretmen ataması yapılmalıdır. Sözleşmeli öğretmen uygulamasından derhal vazgeçilmeli, öğretmen yetiştirme ve atanması mevzusunda, iktidarlara gore değişen politikalar değil ne olursa olsun ulusal bir politika benimsenmelidir.

0 yorum:
Yorum Gönder